01 Nisan 1921 – Vecihi Hürkuş Anlatıyor

01 Nisan 1921 – Vecihi Hürkuş Anlatıyor

2. İnönü Hava Keşfi

Düşman kuvvetlerinin dalgalar halinde akarak inatla saldırışlarına rağmen, henüz kuvvetlerimizin yerlerinde ve siperlerinde durdukları gün, İnönü mahşerinin en çok uğultulu günüydü. Kırk kilometre uzayan cephe dalgaları üzerinde sıralanmış topçu ateşlerinin kesafeti o günkü savaşın şiddetine korkunç bir delildi. Bu dalgalar üzerinden geçtikten sonra,düşman ordusunun umumi durumunu araştırırken, büyük değişikliklere şahit olmuştum. Bir gün evvel gördüğüm kuvvetler yoktu. Geri münakale hatları sessiz ve sakindi. Yalnız sık sık süvari kollarına rastlamıştım. Daha gerilerden yaptığım araştırmalardan sonra, tekrar cephe üzerine gelmek ihtiyacını duydum.

Yunan Ordu Kumandanlığı, bu üç günlük eritici savaşta, bütün kuvvetlerini yavaş yavaş savaş hattına sürerek istinat hatlarını bile boşaltmıştı. İşte gördüğüm bundan ibaretti ki, bu vaziyet, Birinci İnönü Savaşının son gününe çok benziyordu. İçten bir sevinçle derhal tayyaremi kuzey batıya çevirerek, tekrar düşman gerisine daldım. Gördüklerime inanmak istiyordum.Nitekim biraz daha şimalde Söğüt – Bilecik yolu üzerinde ve ricat halindeki düşmanın ağır toplarını yakaladım.

Bu görüş kanaatlerimi teyide kâfi idi. Esasen cephe kumandanlığımız, bir iki gün evvelki düşman vaziyetinden hissettiği tahminler üzerine, bu araştırmayı bize vermiş olduğundan, derhal geriye dönerek haberi bir an evvel ulaştırmak için tayyareme son sürati verdim ve yolda hazırladığım küçük bir rapor taslağını, Çukurhisar’da bulunan Cephe kumandanımıza atmak üzere küçük bir bayrağa bağladım .

Çukurhisar üzerindeydim, zeminde dağınık bir halde karargâh süvarileri, atacağım raporu bekliyorlardı. Yere sürünürcesine geçerken, açık bir nokta üzerinde bıraktığım raporum, daha yere düşmeden süvarilerin elinde kaldı ve bana avdet için bir huzur verdi. Oh! Ne kadar sevinçliydim o gün. En büyük sebep: Düşman yine kaçıyor ve Birinci İnönü Savaşının neticesi gibi, bu zaferin de müjdesini ben getiriyordum.

TVHMD

31 Mart 1924 – Vecihi Hürkuş Anlatıyor

31 Mart 1924 – Vecihi Hürkuş Anlatıyor

İngiliz Hava Mareşalinin Huzurunda

31 Mart 1924 günü İngiliz hava mareşalinin misafiri olmuştuk. Kendisinin Fransa’dan mektep arkadaşı olan hocamız ilk Türk tayyarecisi Fesa Bey’i karşısında görünce, bu büyük mareşal bir an için 12 yıl evvelki hayatına rücu etmişti. İngiliz mareşaliyle ilk Türk tayyarecisinin kucaklaştığı bu sahnenin samimiyetini hiçbir zaman unutamam. Heyetimize içten bir alaka gösteren bu genç mareşal, lütuf dolu sözlerine geniş vaatler de katıyordu.

TVHMD

29-31 Mart 1921 – Vecihi Hürkuş Anlatıyor

Garp Taarruzundan Notlar

29-31 Mart 1921

Savaş hamlelerinin muhiti kavurduğu acı günlerdi. Hasmın şiddetli saldırışları karşısında, varlığını yurduna siper eden Türk gençleri, en çok sevdiği bir şeyi, kendi gözünden kıskanır gibi döğüşüyor, müdafaasından eritici bir alev fışkırıyordu. Bu mahşer zeminini bence ne tasvire imkân var, ne de mevzu itibariyle sadede yeri var. Hususiyle bu bahiste basılmış zengin ve değerli eserler vardır. Bu sebeple hatıralarım arasında bu mevzua kısaca temas ederek geçerken, pek çok defalar şahit olduğum şu döğüş manzarasını satırlarım içine sıkıştırmaktan kendimi alamıyorum:

Hakiki cehennem sahnesi olan bu yerleri, ben çok alçak bir irtifadan dolaşırken, bir günde dört beş defa elden ele geçmiş toprak oyuklarında ve kanlara bulanmış insan cesetleri üzerinde, yüzlerce askerin süngü süngüye boğuştuklarını görmüştüm. Derin bir kin ve ihtirasla gördüğüm bu çetin sahneler karşısında, ekseriya coşar ve hırsımı düşman siperlerinin gerilerindeki istinat kuvvetlerinden alırdım. Esasen en büyük zevkim, bu suretle yer kuvvetlerimize yardımdı. Bununla beraber, zemine yakın uçmak da bana ayrı bir zevkti. Çünkü böyle bir uçuş, hem hedefleri iyi görmeğe, hem de her zuhur eden fırsattan istifade ederek düşman üzerine saldırmağa yarıyordu.

 

TVHMD

29 Mart 1918 – Vecihi Hürkuş Anlatıyor

29 Mart 1918 – Vecihi Hürkuş Anlatıyor

Süleymaniye Yolunda

19 Şubattan Martın sonuna kadar devam eden bu yürüyüş bize bir zulüm, bir işkence olmuştu. İptidai köylerin normal hayatına uymak suretiyle geceleri geçirmek de ayrı bir azaptı. Velhasıl bu esaret ve esaretten firar hadisesi , hayatımın başlı başına bir mevzuudur. Bu mevzua eserde yer ayırmak, benim için maksattan uzaklaşmak gibi bir şekil meydana getirir ki, bu doğru değildir. Bütün hayat şartlarına bir de gıda mahrumiyetini katarsanız, o zaman bu uzun ve ezici seyahatin nasıl bir sevgi ve azim mahsulü olacağı kendiliğinden meydana çıkar. İşte o gaye hürriyet ve yurda kavuşmaktı.

Nihayet dört ay sonra, güzel yurdumuzun şark hududundan, Süleymaniye bölgesine giriyorduk. Ciğerlerimizi dolduran saf hürriyet havası, mahrumiyetlerimizin yaratıcı tesellisi olmuştu.

TVHMD

28 Mart 1921 – Vecihi Hürkuş Anlatıyor

2. İnönü Muharebesi

2. İnönü Muharebesi’nin müdafaa hattında ilk temas olduğu o gün düşman kuvvetlerinin geniş bir ölçüde yayılarak savaş hattına yanaştıklarını gördüm. Birçok noktalarda da küçük kuvvetler arasında ezici bir mücadele devam ediyordu. Söğüt, Bilecik, Karaköy mıntıkalarını ayrı ayrı dolaşarak, umumi vaziyeti tespit etmekle beraber, uçuş hizmetime uygun gördüğüm birçok kuvvetler üzerine tesirli hücumlarda bulundum. Bu taarruzlarımın maddi zararlardan ziyade, manevi tesirleri çok açık görülüyordu. Çünkü kısa zamanda muharebe hattına girmek üzere hareket halinde bulunan hücum kıtaları her taarruz karşısında perişan bir halde dağılıyorlardı.

Havacılık Tarihinde Türkler–2 s:61; “28 Mart 1921 sabahı Vecihi av uçağı ile tekrar keşfe çıktı. Keşif sırasında Söğüt’ün 1 km. kuzeyinde; iki tabur ve çadırlı ordugâh, bir kilometre güneyinde; yol kenarında uçaklara karşı kamufle edilmiş, yürüyüş kolunda bir tabur, bunun bir kilometre kuzeyinde; bir alaylık ordugâh olduğunu tespit etti. Alay karargâhını bombaladı ve makineli tüfek taarruzu yaptı.”

Türk Havacılık Tarihi –4 s:89–90; “28.3.1921 günü saat (10,00) da Vecihi Hürkuş’un yaptığı keşifde, Söğüt’ün bir kilometre kuzeyinde iki taburluk çadırlı ordugâh ve Söğüt’ün bir kilometre güneyinde yol kenarında tayyareden gizlenmiş bir taburluk bir yürüyüş kolu ile bunun bir kilometre kuzeyinde bir alay tahmin edilen çadırlı ordugâh tespit edilmiş ve bunlara iki bomba ve ayrıca makineli tüfekle taarruz edilmiştir.

TVHMD

27 Mart 1921 – Vecihi Hürkuş Anlatıyor

27 Mart 1921 – Vecihi Hürkuş Anlatıyor

Söğüt Havalisinde Keşif

“Afyon mıntıkasından arkadaşımız Tayyareci Halil Bey (1) kendi tayyaresini erkenden getirdi ve ben de hemen Söğüt ve havalisi keşfine uçtum. İki gün içindeki değişikliklerden gördüklerim, düşmanın öncü kuvvetleri, mütemadi taarruz halinde ve bu kuvvetleri büyük birlikler takip etmekteydi. Bu kesafet gösteriyordu ki, düşman İnönü müdafaa hattının doğu bölgesine büyük ehemmiyet veriyordu.

Büyük kuvvetlere ve ağır vasıtalara hep bu mıntıkada tesadüf etmiştim. O günkü uçuşumda, daha yüksek bir cesaret vardı. Bunun tek sırrı, Halil’in tayyaresinin daha yeni oluşuydu. Bu münasebetle gördüğüm düşman kuvvetleri üzerinde çok alçak irtifadan eskisi gibi hücumlarımı yaptıktan sonra, topladığım notlarımla döndüm.”

Vecihi Hürkuş’un Notu:
(1) Teğmen Halil Ziver

Pilot Halil Bey: Havacılığımızın bu çok sempatik genci ilk harp hizmetlerini Almanya’da garp cephesinde yaparak Türk uçuculuğunun meziyetlerini hakkıyle göstermiş ve ispat etmişti. Yurduna döndükten sonra İstanbul müdafaası hizmetinde bulunmuş ve mütareke sonrasında Konya’daki hava teşekkülüne iltihak etmişti. İstiklal Savaşı’nda kısa fakat değerli hizmetleri vardı. Nihayet Antalya’da ve bir vazife başında gözlerini hayata kapayarak bütün arkadaşlarına acılar bıraktı. (1896-1921)

 

Havacılık Tarihinde Türkler–C:2 s:61; “27 Mart 1921’de 2.bölükten Teğmen Halil Ziver bir av uçağı ile geldi. Bu sırada Yunanlıların ilerleyiş yönleri ve kuvvetlerinin durumunu öğrenmek için bir keşif uçuşu yapılması istendi. Bu emir üzerine Sivil Pilot Vecihi 27 Martta Söğüt dolaylarının keşfi için bir uçuş yaptı. Söğüt’ün kuzeyinde, çadırlı bir ordugâh ve iki tabur, güneyinde; bir piyade alayı ve karargâhı, daha güneyde; bir bölük kuvvetinde; Yunan birliği ve Çeşme mevziinin 15 km doğusunda iki bölük kuvvetinde bir yürüyüş kolu olduğunu tespit etti. Alay Karargâhını bombaladı ve makineli tüfek taarruzu yaptı.”

Türk Havacılık Tarihi–C:4 s:89; 27.3.1921 günü uçuşa hazırlanmış olan bir av tayyaresi ile pilot Vecihi Hürkuş, Söğüt istikametinde bir keşif uçuşu yapmış, Söğüt’ün kuzey mahrecindeki iki taburluk ve güneyindeki bir alaylık piyade ordugâhına ve yollar üzerindeki yürüyüş topluluklarına bomba ve makineli tüfekle taarruz etmiştir.

TVHMD

Pin It on Pinterest